Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /data/web/servo/webb.deu.edu.tr/108Y301/wp-content/plugins/analog-clock-10/wp-analog-saat.php:1) in /data/web/servo/webb.deu.edu.tr/108Y301/wp-content/plugins/sidebar-login/sidebar-login.php on line 258
Tübitak_108Y301 | Konu

Tübitak_108Y301

Tübitak İklim Projesi
Subscribe

Konu

İklim değişikliği nedeniyle yeryüzünde pek çok bölgenin yağış ve sıcaklık normallerinde önemli değişimler öngörülmektedir. Yağış ve sıcaklık değişimlerinden en çok etkilenecek hidrolojik süreçlerin başında akarsu akımları gelmektedir. Bu nedenle iklim değişikliğinin, havzaların su potansiyellerinde önemli değişimlere neden olması beklenen bir sonuçtur. Havza su potansiyellerinin değişmesi ise özellikle bu havzalarda yer alan içme suyu, sulama ve enerji amaçlı baraj haznelerinin arz sürekliliklerinde önemli sıkıntılar ortaya çıkaracaktır. Geçmiş yıllarda, farklı akım koşulları altındaki gözlemlere dayalı olarak planlanan ve inşa edilen bu barajlar, iklim değişikliği nedeniyle değişen yeni akım koşullarında, planlandıkları esaslar dahilinde işletilemeyecek, planlanan arz değerlerine ulaşamayacaklardır.

Son yıllarda özellikle büyükşehirlerde kendini gösteren gerek su kalitesinden kaynaklanan gerekse de kuraklık neticesinde ortaya çıkan içme suyu sıkıntıları ve tarımsal havzalardaki su kıtlığı, ileride yaşanacak çok daha büyük arz problemlerin habercisi niteliğindedirler. Bu nedenle, özellikle içme suyu havzalarında iklim değişikliğinin neden olacağı değişimlerin önceden kestirilip, su potansiyellerindeki belirsizliğin açıklanması büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde, söz konusu tehdide ilişkin alınacak ilave tedbirlerin (yeni barajlar, havzalar arası su transferleri, deniz suyu arıtımı v.b.) kapsam ve boyutları yeterince doğru belirlenemeyecektir. Söz konusu bu hatalı kararlar da ülkemizin gerek doğal gerekse maddi kaynaklarının israfına neden olacaktır.

Yukarıda değinilen problemler, 2007 ve 2008 yıllarındaki kuraklıktan büyük ölçüde etkilenen İzmir kentinde ciddi bir biçimde yaşanmaktadır. 2008 yılının Temmuz ve Ağustos aylarında, şehrin büyük bir kesiminin su ihtiyacını karşılayan Göksu ve Sarıkız kuyularında jeolojik kökenli arsenik kirliliğinin ortaya çıkmasıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Genel Müdürlüğü (İZSU) bu kuyuları devre dışı bırakmış, oluşan arz açığının Tahtalı barajından sağlanması yoluna gidilmiştir. Ancak, kentin en büyük yüzeysel su kaynağı konumundaki Tahtalı barajında da kuraklık nedeniyle yeterli suyun bulunmaması, kentte düzenli su kesintilerini bir zorunluluk haline getirmiştir. 2009 yılında da yeterli yağışların olmaması halinde İzmir’de mevcut problemin boyutlarının çok daha büyümesi ve benzer sıkıntıların ülkemizin diğer şehirlerinde de görülmesi kaçınılmaz olacaktır.

Kuraklık nedeniyle ortaya çıkan bu tablonun içme suyu barajları yanında, ülkemizin sulama ve enerji amaçlı diğer baraj haznelerinde de görülmesi, ulusal tarım ve enerji sektörü açısından da ciddi tehditlerin doğmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, su kaynakları yönetiminde geleceğe yönelik projeksiyonlar içerisinde, iklim değişikliğinin etkilerinin irdelenmiş olması büyük önem arz etmektedir.

Bu gerekçelerden hareketle önerilen proje, iklim değişikliğinin kıyı Ege bölgesindeki baraj havzalarının doğal akımları ve bu barajların arz güvenilirlikleri üzerindeki etkisini belirlemeyi konu almaktadır.

Comments are closed.