Ana Sayfa
Giriş
Temel ARÇ Terminolojisi

Afette Rehber Çevirmen Terimleri

(Interpreter in Aid in Disasters Terminology)

kanamadan ölmek

bleed to death

büyük kan damarı

large blood vessel

doğrudan basınç

direct pressure

bacağı, kolu yukarı kaldırma

elevation of extremities

kol ya da bacakta kanama

bleeding from an arm or a leg

basınç noktasına basınç uygulamak

to apply pressure to pressure point

sıkmabağı (turnike)

tourniquet

sıkı turnike

a tight turniquet

kanamayı durdurmak

to stop the bleeding

turnikeyi gevşetmek

to loosen the turniquet

sıkmabağının yeri

location of the tourniquet

sıkmabağının konduğu zaman

the tine tourniquet was applied

çıplak elle basınç uygulamak

to apply pressure with bare hand

tehlikeli kanama

serious bleeding

ağır yaralar

serious wounds

yarayı mikrop kapmaktan ve bulaşmadan korumak

to protect the wound from contamination and infection

şok bakımı yapmak

to give care for shock

tıbbi bakım

medical care

kuru bi pansuman koymak

to apply dry dressing

kazazedenin böğründeki :) yaralanma

the wound in a vicitm's side

burun kanaması

nosebleed

hastayı oturtmak ya da başı ve omuzları kalkık olarak yatırmak

to have the person sit up or have him lie down with his head and shoulders elevated

kanayan burun deliğini hafifçe tıkamak

to pack the bleeding nostril lightly

solgun, soğuk, yapış yapış deri

pale, cool and clammy skin

zayıf ve hızlı kalp atımı

weak and rapid pulse

vücutta genel zayıflık

general body weakness

ezilmiş ayak

crushed foot

ağız yoluyla zehirlenme

poisonig by mouth

şok belirtileri göstermek

to have shock symptoms

kurbanı yatar duruma tutmak

keep the victim lying down

vücut ısısını kaybetmeyecek kadar üstünü örtmek

to cover him only enough to keep him from losing body heat

başa be göğse kan akışı

flow of blood to head and chest

kazazedenin ayaklarını başından yukarı kaldırmak

to raise thevictim's feet above the level of head

tutturulmamış kırık

unsplinmted fracture

solunum güçlüğü

breathing difficulty

başı ve omuzları kalkık olarak yatırmak

lying down, with his head and shoulders raised

eriyik

solution

bulantı ve kusma

nausea and vomitting

yapay solunum

artificial respiration

kazazedenin dilinin solunum yolunu tıkaması

the blockage of the airway by the tongue of the victim

başı arkaya eğmek

to tilt the head

çeneyi dışarıya doğru çıkrtmak

to jut the jaw

ağız ve burun üzerinde hava geçirmez bir mühür (kapama) yapmak

to make an airtight seal over the mouth or the nose

oksijen alımının kesilmesi

cut off of the oxygen supply

ciğerlere hava giriş ve çıkışını sağlamak

to cause air to flow in and out of the lungs

boğulma

drowning

gaz zehirlenmesi

gaz poisoning

ialç zehirlenmesi

drug poisoning

beyin sarsıntısı

concussions

ğögüs daralması

compression of the chest

elektrik çarpması

electric shock

solunum yollarının tıkalı olması

blocked air passages

kalp nöbet

hearth attack

inme

apoplexy

solunumun kesilip kesilmediğine bakmak

to check for the stopped breathing

canlandırma aygıtı

resuscitator

karbonmonoksit boğulması

asphyxiation

ciğerleri şişirmek

to inflate the lungs

çocukların ulaşabileceği yerler

within the reach of children

böcek öldürücü ilaçalr, boya tinerleri, mobilya cilası

insecticides, paint thinners, furniture polish

acil durum

hurry case

gazoz şişesi

soda pop bottle

zehiri su ya da sütle sulandırmak

to dilute the poison with water or milk

kusmayı sağlamak

to induce vomiting

panzehir

antidote

zehirin cinsini tanıma

to identify the type of the poison

ağrı ya da hastaklığın birden ortaya çıkışı

sudden onset of pain or ilness

boğazın gerisini parmakla gıdıklamak

tickling the back of the victim's throat

kusmayı sağlayacak, mide bulandırıcı sıvıların genel adı

nauseating fluid

hastayı başı kalçalarından yüksek olmak üzere yan tarafına ya da midesi üzerine yatırmak

to position the victim on his side or stomach with his head lower than his hips

akciğer yangısı

inflammation

nefes kokusu

breath odour

cırpınmalar

cuonvulsions

sirke

vinegar

sulandırıcı sıvı

diluting liquid

hastayı sessiz ve sıcak tutmak

keep the patient quiet and warm

etkisizleştirici (zehri)

neutralizer

barsak ve midenin içyüzlerini sıvamak

to coat the linings of the stomach and intestines

zehrin emiliminin yavaşlaması

slow down of the absorption opf a poison

güçlü alkali

strong alkali

ağrıyı kesmek

to relieve the pain

ısı yanıkları, gün yanığı, kimyasal yanıklar

thermal burns, sunburn, chemical burns

birinci, ikinci ve üçüncü derece yanıklar

first, second and third degree burns

soğuk suya daldırmak

submerge in cold water

yanık bölgeyi kapatmak

to cover the burned area

hava ile teması kesmek

to exclude air

yüz yanıkları

facial burns

nemli sargı

wet packs

kabarcık

blister

kabarcıkalrı açmak, patlatmak

to open and break the blisters

göz, kulak yıkama

eye, ear irrigation

göz yastığı

eye pad

yüzeysel yaralar

surface injuries

göz kapağını kımıldamaz duruma sokmak

to immobilize the lid

yangın söndürücü

fire extinguisher

bahçe hortumu

garden hose

bahçe musluğu

faucet

yalıtma

insulation

kusurlu ya da elveişsiz elektrik telleri

defective or inadequate electrical wiring

yanmayan temizlik sıvıları

nonflammable cleaning fluids

elektrik akımlarının aşırı yüklenmesi

overloading of electric circuits

sıcak ve soğuğun kötü etkileri

ill effects of heat and cold

sıcak bitkinliği

heat exhaustion

yorgunluk

tiredness

yatak istirahati

bed rest

sıcak çarpması

heat stroke

vücudu süngerle silmek

to sponge

ılık su

lukewarm water

normale yakın vücut ısısı

body temparature about normal

sıcaklık kasılmaları

heat cramps

bir organın donması

frostbite

zehirlenmiş kişi

intoxicated person

hafifçe kızarmak

slightly flushed

uyuşmak

to numb

parlak deri

glossy skin

ovuşturmk

to rub

gangren

gangrene

ısıtma lambaları

heat lambs

sersemleşmek

to stagger

gözü kararmak

eyesight fails

baş yaralanmaları

head injury

iç organ yaralanmaları

internal ınjury

silah yaralanmaları

gunshot wounds

şişme

swelling

başdönmesi

dizziness

bayılma

unconnciousness

kol ve bacaklar

extremities

inme

paralysis

gözbebeklerinin büyüklüğü

size of the pupils

başa darbe alma

a blow to the head

boylu boyunca yatırmak

to ly flat

burun ve ağızdan hafifçe kan gelmesi

bleeding slightly from the nose and the mouht

içe işleyen yaralar

penetrating wounds

iç yaralanmalar

internal ınjury

iç kanama

internal bleeding

göğsün delinmesi

penetration of the chest

kırıklar

fractures

 
Sonraki >

ARÇ Nedir?

ARÇ (Afette Rehber Çevirmenlik), bir afet durumunda Türkiye'ye gelecek yabancı arama kurtarma ekiplerine ve diğer yardım kuruluşlarına çeviri hizmeti vermek üzere kurulmuş gönüllü bir organizasyondur. 17 Ağustos ve 12 Kasım depremleri sonucunda yaşanan üzücü  deneyimlerin ardından birçok çevirmen, yabancı ekipler, yerel yetkililer ve insanlar arasında gereken acil iletişimi sağlamak için böyle bir yapıya ihtiyaç olduğunu hissetti. ARÇ, Çeviri Derneği'nin çatısı altında çalışmalarını yürütüyor. 


 bidlogo

Internet hizmeti konusunda bizlere destek olan

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü'ne ve

Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı'na

teşekkür ederiz.

DEULOGO