BEKLENEN ETKİLER


Bu proje TUBITAK tarafinan desteklenmektedir

Avrupa Birliği, gelecek yıllarda taşkın frekans ve yoğunluğunun iklim değişikliği etkileriyle artacağını öngörmektedir. Bu nedenle, önerilen projenin başlıca odak noktası “taşkın frekans tahmininin bilimsel temele dayalı olarak ve güncel tehditleri de dikkate alacak şekilde gerçekleştirilmesi” olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte, Türkiye’de taşkın risk yönetimi konusuna olumlu katkısı olacağı umulan proje sonuçlarının, taşkın zararlarının iyi bir yönetim sonucu azaltılması suretiyle de somut sosyal ve ekonomik faydalar sağlayacağı da öngörülmektedir. 
 
A. Bilimsel ve teknolojik faydaları:
A.1. Bilimsel faydaları:
• Yukarıda bahsedilen meteorolojik ve hidrolojik verilerin bir veritabanı yapısı içerisinde derlenmesi, bölgesel taşkın hidrolojisi çalışmaları için önemli bir imkân sağlayacaktır.
• Taşkın frekans tahmini için değişik yöntemlerin performans yönünden incelenmesi ve önceden sahip olunan bilgilerin geliştirilmesi sağlanacaktır.
• Pik akımların analizi konusunda istatistiksel tahmin yöntemlerinden daha karmaşık olan süreç tabanlı modellerin (yağış-akış modellerinin) potansiyel faydaları da değerlendirilecektir.
• Belirlenecek havzalar göz önüne alınarak ekstrem taşkın olaylarının özellikleri ve oluşumları üzerinde iklim değişikliğini de içeren çevresel değişikliklerin etkilerinin tahmini için uygun araçların geliştirilmesi mümkün olacaktır.
 
A.2. Teknolojik faydaları:
• Tasarım taşkın tahminlerinin tutarlılığının arttırılması mümkün olacaktır.
• Tasarım tahmininin uygulamada kullanımı konusunda mühendislere yardımcı olabilecek bir rehber oluşturulması sağlanacaktır.
• Taşkın afet değerlendirmesinde mühendislik eğitiminin geliştirilmesi için önerilerin hazırlanmasıyla, bu türden çalışmaları yürütenler için önemli bir kaynak oluşturulacaktır.
 
B. Sosyal ve Ekonomik faydaları:
Ekstrem taşkınların oluşumu toplumlar için her zaman bir tehdit olmuştur. Örneğin, son yıllarda Avrupa’da yıllık ortalama taşkın hasarı yıllık 4 milyar avro mertebesindedir. 1998-2004 yılları arasında sadece Avrupa’da 700 kişinin ölümüyle sonuçlanan 100’den fazla önemli taşkın olayı gözlemlenmiştir.
 
Taşkınlar, ülkemizde de depremlerden sonra en büyük can ve mal kayıplarına sebep olan doğal afetlerdendir. Türkiye’de son 20 yılda 288 taşkın olayı yaşanmış ve bu taşkınlarda 436 kişi hayatını kaybetmiştir. Taşkından etkilenen tarım alanı ise 500,000 hektarın üzerinde olup,  taşkınlardan kaynaklanan ekonomik kayıp 2 milyar 100 milyon $’dan fazladır (http://www.cevreorman.gov.tr/Haber.asp?hID=2055). Bununla birlikte 2009 Temmuz ayı itibarıyla son 20 yılda en çok taşkının yaşandığı yıl 2009 olarak ifade edilmiştir. Bu yılın ilk yedi aylık süresi içerisinde oluşan 49 adet taşkın nedeniyle 9 kişi hayatını kaybetmiş, 4,170 hektar arazi ise su altında kalmıştır (http://www.cevreorman.gov.tr/Haber.asp?hID=2055). Son olarak 2009 Eylül ayı başında İstanbul ve Trakya’da etkili olan taşkın olaylarında sadece iki gün içerisinde 32 kişi hayatını kaybetmiş ve önemli ölçüde maddi hasar ortaya çıkmıştır.
 
Taşkın frekans tahmininde kullanıldığında doğru ve tutarlı sonuçlar veren yöntemler; baraj, sedde, menfez gibi hidrolik yapıların tasarımında ve işletiminde önemli bir kaynak oluştururlar. Bu durum da, çevresel değişimin etkilerinin değerlendirmesine de olanak sağlayan gelişmiş yöntemleri taşkın risk yönetiminin daha da önemli bileşenleri durumuna getirmektedir. Ayrıca, gelişmiş tahminler kullanılarak iyi bir taşkın yönetimi ve bu yönetim gereği gerçekleştirilecek acil uyarı, dere ıslahı vb. hazırlıklar sayesinde, Türkiye’de beklenen yıllık taşkın hasarını önemli ölçüde azaltmak mümkün olabilecektir.



      Tasarım ve Programlama : Yetkin Değirmenci  tarafından yapılmıştır.